Eskiden; çok eskiden değil tabii ki, bundan 20, 25 sene önce küçük cep kitapları satılırdı. 10 Derste: etkili aşk mektubu yazma; Fransızca konuşma; kız tavlama; gibi. Hemen her şeyin 10 derste anlatılabildiği bu küçük saman kağıdına basılı sarı kitaplar kapaklarında “amaca yönelik” estetik bir illüstrasyon ile herhalde çok satılırdı ki her köşe başında bulunabilirdi. Sanırım yazar; editör; yayıncı; matbaacı gibi işleri bünyesinde toplamış mucidine epey para kazandırmış olmalı.
Söze nostalji ile başladık ama konumuz çok güncel, malum bugünlerde bir ses hizmeti furyası var. Ülkemiz için çok yeni olan bu sektörde tüketicileri kalemimizin elverdiği ölçüde bilgilendirmeye çalışacağız. Başlıkta 10 derste dedik ama 10 derste her şeyi bileceksiniz gibi bir iddiamız da yok. Daha mütevazı bir hedefle bildiklerimizi aktarmaya çalışacağız.
Evet ; Türkiye’de ses iletişimi hizmeti sağlama tekeli bildiğiniz gibi 1 Ocak 2004 tarihi itibari ile kalktı. Bu tarihten itibaren irili ufaklı birçok firma yasal prosedürü tamamlayarak tek düzenleyici organ olan Telekomünikasyon Kurumu’ndan lisans aldı; bu hizmeti vermeye hazır olduklarını kitle iletişim araçlarında duyurdu.
Bugün başlangıçta lisans alan firmalardan bazıları hizmet vermiyor bazıları lisanslarını devretti, bu amaçla yurt dışından gelen yabancı sermaye şirketleri de yerli firmalarla işbirliğine gittiler. Kısacası oldukça hareketli bir pazarla karşı karşıyayız.
Birçoğumuz iş yerlerimizde bu firmaların satış temsilcileri ile tanışmaya başladık bile: Bizi ziyaret ediyorlar broşür, fiyat listesi, promosyon malzemesi bırakıyorlar; vaktiniz varsa toplantıya geliyorlar, tanıtıyorlar; sürekli e posta atıyorlar; arıyorlar vaktiniz yoksa geliyorlar; ziyaret ediyorlar arıyorlar; toplantı istiyorlar….
Oldukça yoğun bir ilgileri var bizlere, mutlaka bizi hizmetlerinden yararlandırmak istiyorlar.
Müşteri kitlesinin ise bu ilgiye ; “yeter artık kardeşim ilgilenmiyorum dedim ya” diyerek satış temsilcisini kapıdan kovarak bacayı tıkamak ile “tamam yeter ki bitsin bu çile getir ne anlaşma varsa imzalayayım kurtulayım” spektrumunda değişen tepkileri var.
Sözümüz bu iki tepkiden birisini henüz vermemiş, konu ile ilgilenen ancak karar veremeyenlere olacak. Yapılan araştırmalara göre bu segment hala çok büyük.
Neden alternatif operatör ?
Alternatif operatör olarak ses hizmeti veren firmaların en büyük silahı aslında tek cümle “biz daha ucuzuz!”
Eğer bu tür bir hizmet almayı planlıyorsanız öncelikle bunun nedenlerini bilmelisiniz. Basit bir anlatımla satın alma alışkanlıklarınız, “süpermarkete girip elinizdeki ihtiyaç listesini sepete doldurduktan sonra kasanın yolunu tutmak mıdır” yoksa elinizdeki listenin % 50 fazlasını içeren bir sepetle kasadan çıkmak, ve durumu “ ne yapayım şekerim ucuzdu ben de aldım” olarak açıklamak mıdır?
Alternatif operatör ; şehirlerarası, uluslar arası ve hatta GSM aramalarında “ucuz” tarifeler vaat ediyor. Peki sizin hangisine ne kadar ihtiyacınız var ?
İşletmenizdeki telefon kullanma alışkanlıkları yaptığınız aramalar, hangi saatlerde hangi yönlerde yoğunlaşıyor? Bunu ölçebiliyor musunuz ? Ya da daha önemlisi bunu önceden ölçebileceğinizi biliyor musunuz?
İlk tavsiyemiz; bir alternatif operatörden hizmet satın almaya karar vermeden önce eğer işletmenizde mevcut değilse bir çağrı kayıt raporlama ve analiz çözümü kullanmaya başlayın. Bu konuda sadece size yıllardır hizmet vermiş olan “emektar santralci ustanızı” aramanın dışında internetten yapabileceğiniz kısa bir araştırma ile, ülkemizde yıllardır bu alanda çalışmakta olan uzman firmalar olduğunu göreceksiniz. İşletmenizin KOBI veya holding boyutlarında olmasına göre değişen alternatifleri bulunan bu çağrı kayıt raporlama ve analiz çözümleri işletmenizde ses iletişimine ayrılan kaynaklarınızın detaylı bir analizini yapmakla kalmayacak bu giderlerinizi maliyet merkezlerinize dağıtacak gereğinde sizi uyaracaktır. Bazıları daha da ileri giderek, çeşitli alternatif operatörlerin tarifeleri ile gerçek görüşmelerinizi ücretlendirme simülasyonları yapabildikleri için size çok daha akılcı bir karar verme imkanı sağlayacaklardır.
Özetlemek gerekirse ; satış temsilcisi “ Fransa ile 10 dakika görüşme bizde bu kadar YTL !” derken; seçeceğiniz doğru bir çağrı kayıt raporlama ve analiz yazılımı, size “yaptığınız gerçek görüşmelerin dağılımı ; bunları A operatörü ile yapsaydınız maliyetiniz; B operatörü ile maliyetiniz; maliyet merkezlerinize dağılım” ve buna benzer birçok bilgiyi tozlu mahsup klasörlerine ve genel gider hesaplarınıza doğru muhasebeciniz ile çıkacağınız bir safariye gerek bırakmadan bilgisayar ekranınıza taşıyacaktır.
İkinci adım: Analizleriniz yaptınız ve artık alternatif operatör kullanma kararınızda artık eminsiniz. Benzer tarifeler sunanlar var; çok daha ucuz olanlar var satış temsilcisi kibar olan var, yapışkan olanı var, hangisini seçeceğiz?
Telekomünikasyon Kurumu’nun aldığı bütün önlemlere rağmen piyasada hala “merdiven altı” olarak tabir ettiğimiz, izinsiz lisanssız korsan firmaların bulunabileceğini unutmayın. Karşınızdaki firma kimdir kimlerdendir? Bu alanda –ses hizmeti olmasa da iletişim hizmeti satmak anlamında-geçmişi tecrübesi var mıdır? Size “ Efendim onlar holding firması, markalarını satıyorlar biz ise bu işi gerçek maliyetleri ile sunuyoruz tabiî ki çok daha ucuz olacağız” diyen satış temsilcisinin olay yerinden kaçarcasına uzaklaşmasını sağlayın.
Yasadışı bir firmadan yasadışı hizmet satın almanız sizi de yasadışı konumuna sokacaktır. Mahkemede “ben kanunu bilmiyordum ki” diyemezsiniz.
Firmaların sundukları tarifeler birbirine benzerlik göstermekle birlikte belirli noktalarda küçük farklılıklar da gösterebilirler. Telekomünikasyon Kurumu lisans almak için başvuran tüm firmalardan; kamu yararı, tüketicinin korunması gibi ilkeleri gözeterek bu hizmetin sürekliliğini ve güvenilirliğini sağlayıcı bir takım temel yatırımlar yapmış olmasını şart koşmuştu. Demek ki yasal hizmet veren firmaların maliyetleri benzer olduğuna göre fiyatlarının da benzer olmasının bir mantığı var.
Size ses hizmeti sunacak olan firmanızı seçerken, yukarıda anlattığımız gibi firmanın kimliği geçmiş tecrübesi; hizmette sunduğu kolaylıkları dikkate almak en güvenli yol olarak karşımıza çıkıyor.
Üçüncü adım - Bu hizmet size nasıl verilecek : Bu sorunuza verilecek cevaba dikkat edin. Size “Efendim bir cihaz getiriyoruz, bu cihaz sizi operatöre bağlayacak” diyen satış temsilcisini daha fazla bilgi için sorgulayın.
Bu cihaz nedir ? Nasıl bir işlevi vardır? Nasıl çalışmaktadır? Yasal mıdır ?
Satış temsilcisi bu sorularınıza tatmin edici bir cevap verebilmelidir.
Siz “Bunlar teknik cihazlar zaten ben de teknik konulardan anlamam” şeklinde düşünmeyin. Elektronik ve Haberleşme mühendisliği dalında doktoranız olmayabilir, ama unutmayın ki haberleşme derken yörüngeye uydu oturtmaktan bahsetmiyoruz, çocukluğumuzdan beri kullandığımız; her gün binlerce kere kullandığımız bir şey var karşımızda: Telefon: siz numara çevireceksiniz karşı taraf açacak konuşacaksınız.
Satış temsilciniz size “Getireceğimiz cihazı telefon hatlarınıza bağlayacağız, bu cihaz sizin normal şehir içi aramalarınızda sessiz kalacak; ancak şehirlerarası uluslar arası gibi aramalarınızda devreye girecek, bu aramanızdan önce operatörünüz arayacak sizin kimliğinizi tanıtacak ve operatör de sizi istediğiniz yere bağlayacak. Bu süre içinde cihazınızın çalışır durumda olduğunu da sesli uyarı tonları ile anlayabileceksiniz” gibi bir basit açıklamayı yapabilmeli bunu basit görsel anlatımını da sunabilmelidir.
Gelelim son ve can alıcı sorunuza : Cihaz yasal mı ? Ülkemizde telekomünikasyon alanında tüm düzenleme yetkisine sahip olan Telekomünikasyon Kurumu, bu tür cihazlara da bir kontrol düzenlemesi getirmiştir. Size alternatif operatörden ses hizmeti alabilmeniz için getirilecek cihaz da tıpkı operatör firma gibi Telekomünikasyon Kurumu Onaylı; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanmış garanti belgesine sahip, kısaca ülkemze ithalatı yasal yollarla yapılmış bir cihaz olmalıdır.
Alternatif operatör ve Avrupa Birliği
Bu yasal düzenlemeler, hepimizin aşina olduğu Avrupa Birliği Uyum Süreci ile yakından ilgilidir : Telekomünikasyon Kurumu milli telekomünikasyon şebekesine bağlanacak cihazlara onayını vermeden önce bu cihazın ülkemizde ve tüm Avrupa Birliğinde geçerli olan standartlara uygunluğunu denetler. Herhangi bir ürünün Avrupa Birliği üyesi ülkelerde satışa sunulabilmesi için standartlara uygunluğunu uluslararası laboratuarlara tescil ettirmiş ve bu sayede CE işaretini taşıyabilir olmalıdır.
Peki bunlar güzel de biz bu test raporlarını mı isteyeceğiz ? Bu teknik ve İngilizce belgeleri incelersek ne anlamalıyız ? Bu yukarıda özetlediğimiz durumun size teklif edilen cihaz için geçerli olup olmadığını anlamanızın kolay bir yolu var tabii ki: Telekomükasyon Kurumu Onayı için holografik etiket; ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı için ise Garanti Belgesi. Size getirilen cihaz mutlaka bu iki unusuru taşıyor olmalıdır. Benzer ürünler satın aldığınızda görmüş olabilirsiniz cihazın üzerinde metalik ; renk değiştiren Telekomünikasyon Kurumu logosunu taşıyan 1 cm x 2,5 cm boyunda bir etiket vardır. Bu minik ve şık etiket sizin yasallık güvencenizdir. Garanti Belgesi ise zaten hepimizin bildiği bir şey.
Bitirirken
Başlığımızda bahsettiğimiz gibi 10 ders olmadı belki ama yerimizin izin verdiğince doğru seçim için gerekli adımları bu yazımıza sığdırdığımızı düşünüyoruz. Fiyat cazibesine kapılmadan ihtiyaçlarınızı doğru tespit etmek, yasal hizmet ve cihaz satın almak, mutlu tüketici olmak için bu alanda da geçerli kriterler aslında.
Yasalar kamu yararı için var olduğuna göre ; “Yasal Kalın Esen Kalın” diyerek yazımızı noktalamadan önce madem ki eskiler ile başladık onlar gibi bitirelim:
Sürç-ü lisan ettiysek affola.
Henri Çiprut
Bircom
Satış sonrası hizmetler koordinatörü